Mekanım Datça olsun

Kategori: Basın Odası - Haberler | 0

Sessiz, sakin ve bir o kadar da doğal bir yer arıyorsanız eski bir Karya yerleşimi olan Datça geçmişten günümüze kadar koruduğu doğal güzelliği ile sizleri bekliyor… Son yıllarını burada geçiren ünlü şair Can Yücel’in de dediği gibi mekanınız Datça olsun…

Geçen ay Karadeniz’in bir başka yüzü olan Batum’dan sonra bu ay da Ege ve Akdeniz’i ayıran Datça’ya sizi misafir ediyoruz. Misafir ediyoruz dediğim bu yazıyı Datça’da kaleme aldığım için. Büyük ihtimalle Bodrum’un adını duydunuz, keza Marmaris’i de ama Datça’nın adını duyduğunuzu pek sanmıyorum ya da yerini bildiğinizi. Ülkemizde hemen hemen herkes Bodrum ve Marmaris’i bilir ama genellikle Datça’yı bilmez. Bu iki önemli turizm merkezi arasında yer alan ve Akdeniz ile Ege Denizi’ni birbirinden ayıran yarım ada ise Datça’dır. Doğal güzelliği, koyları ve sakinliği yanında Knidos gibi antik kentleri ile tarihten bu güne odaklanan bir yerleşim yeri olarak öne çıkar bu sevimli ilçe.
Öncelikle yazımıza Datça’ya nasıl gidebileceğinizi anlatarak başlayalım. Datça’ya kara yolu ya da uçak ve feribot aktarmalı olarak gönlünüz ve keyfiniz nasıl isterse öyle gelebilirsiniz. Ulaşım için gerekli tarifi yazı içindeki kutuda ayrıntılı olarak bulabilirsiniz. Biz şimdi detaylarla sizi sıkmadan Datça turumuza başlayalım isterseniz.

Datça - Liman

Merkezden denize gir
Datça’ya yaz aylarında ilk defa gelen turistler genellikle nerede denize girebileceklerini sorar. Burada yaşayanların cevabı ise her yerde olur. Evet Datça’da her yerde denize girebilirsiniz. Düşünsenize İstanbul’da yaşayıp denizi görse de giremeyen milyonlarca insan var. Ama burası öyle değil. Yeni mi geldiniz bırakın eşyaları ve hemen sahilden denize girin hem de Mavi Bayrak’lı bir denize. Sahilde hastane altı, kumluk ve taşlık olmak üzere üç mekan sizi bekliyor. Evet Datça böyle bir yer, merkezde sizi denize girme fırsatı tanıyan kaç yer biliyorsunuz? İşte özetle Datça böyle bir yer özetle. Merkezi birçok Anadolu ilçesindeki gibi küçük bir mecburiyet caddesinden oluşuyor. Ama yazın hareketlendiği için çok da bu küçüklük göze batmıyor. Eğer denize taşlık kumsalında girerseniz buradaki Ilıca Gölü’nün etrafında dolaşmayı ve buradaki parkı da es geçmeyin deriz. Yine merkezdeki liman yanında antik tiyatroya da göz atmayı unutmayın. Datça merkez dışında köyler ve koyları yanında doğal güzelliği ile ön plana çıkıyor.

Çok sayıda bük var
Datça’da ellinin üzerinde birbirinden güzel koy ve bük yer alıyor. Bu koylardan Gökçeler Bükü, Küçük Çatı, Çatı, Kızılağaç, Alavara, Çakal, Damlacık, Mersincik, Murdala, İskandil ve Bodrum feribotunun kalktığı ve yanaştığı Körmen Ege Denizi’ne bakıyor. Merkeze en yakın olana Kargı yanında Palamut Bükü, Akvaryum, Akça Bük, Kuru Bük, Ova Bükü, Hayıt Bükü, Kızıl Bük, Domuz Bükü, Karaincir, Sarı Liman, Kara Bük, Çiftlik, Kuruca Bük, Günlücek ve Lindos ise Akdeniz’e bakıyor. İster aracınızla ister köy minibüsleri isterseniz de yat turları ile bu koy ve bükleri gezme şansınız bulunuyor. Eğer vaktiniz varsa kesinlikle bir tekne turunu es geçmeyin deriz.

Eski DatçaTaş evleri ile ayrı bir dünya
Datça, merkez ve koylar dışında köyleri ve diğer güzellikleri ile de dikkat çeken bir yer. Koylar ve bükler dışında da çok sayıda gezilecek mekanı içinde barındırıyor. Bu köylerden en çok öne çıkanlardan biri ise Eski Datça, Son yıllarda turizmin dikkat çekici mekanlarından biri olan Eski Datça, taş evleri ve şirin mimarisi ile dikkat çekiyor. Özellikle fotoğraf meraklılarının abartısız bir gün boyunca fotoğraf makinesini elinden düşürmeden gezdiği köyde şirin kafeler ve lokantalar da yer görülmesi gereken yerler arasında yer alıyor. Çeşitli hediyelik eşyalar yanında kendi tezgahlarında dokudukları ipekten ürünleri Calıyor. Şair Can Yücel’in evi de yine burada. Kafe ve lokantalar yanında el sanatları ile uğraşan hediyelik eşya ve atölyeler de yine aria Silk markası ile satan Datça Sanat’a da göz gezdirebilirsiniz.

Yel değirmenlerine karşı
Eski Datça ardından Reşadiye, Hızırşah ve Kızlan gibi köyleri ve yerleri de es geçmemekte fayda var. Hızırşah’ta Selçuklulardan kalma Hızırşah camisi görülebilir. Bunun yanında Reşadiye’deki Türk mimarisinin güzel örneklerinden biri olan Mehmet Ali Ağa Konağı’nı da görmelisiniz. Tabii biraz daha gezmek isterseniz sizi bu sefer de yel değirmenlerine götürmek isteriz. Eğer fotoğraf çekmeyi seviyorsanız makinenizi yanınıza almadan Kızlan’a gitmeyin. Bölgeyi bilmeyen okuyucularımız için yine kısa bir not olarak eğer aracınız varsa Eski Datça ve bu köyleri bir günde doya doya gezebileceğinizi belirtelim. Bu civarda son olarak Kızlan tarafına giderken Marmaris yönünde sağ tarafınızda kalan Datça Şarap tesislerini de gezilecek yerler listesine ekleyebilirsiniz.

Knidos
Eğer arkeolojiye ilgi duyuyorsanız Datça’da biri Knidos diğeri de Eski Knidos (Burgaz) olmak üzere iki ören yerini de görmenizi tavsiye ederiz. Kökeni Dor’lar a kadar uzanan Knidos antik şehrinde kent surları yanında, küçük tiyatro, Dor Tapınağı, Demeter kutsal alanı, nekropol gibi çok sayıda özel alanı görme şansınız var. Bu tarihi antik kent ünlü matematikçi, astronom ve filozof Eudoksos yanında İskenderiye Feneri’nin mimarı Sostratos gibi adını anmadığımız çok sayıda ünlü ismin de bir dönem yaşadığı bir yer. Bir diğer ören yeri ise merkeze 2 km uzaklıktaki Eski Knidos ya da Burgaz. İster araçla isterseniz de sahilden yürüyerek gidebildiğiniz bu ören yerinde ise Helenistik dönemden bu yana çeşitli kalıntılar sizi bekliyor.

Başka türlü bir şey
Datça denilince ilk akla gelen isimlerden biri de kuşkusuz Türk edebiyatının ünlü şairi Can Yücel. Bir dönem Milli Eğitim Bakanlığı yapan Hasan Ali Yücel’in oğlu olan Can Yücel. 1926 yılında doğdu. Ankara ve Cambridge üniversitelerinde Latince ve Yunanca okudu. Çeşitli elçiliklerde çevirmenlik, Londra’da BBC’nin Türkçe bölümünde spikerlik yaptı. Askerliğini Kore’de yaptı.

Can Yücel1958’de Türkiye’ye döndükten sonra bir süre Bodrum’da turist rehberi olarak çalıştı. Bölgeyi yavaş yavaş tanımaya başlayan şair yaşamının son döneminde ise Datça’ya yerleşti. Buralara kadar geldikten sonra şairin Eski Datça’daki evini de ziyaret edebilirsiniz. 12 Ağustos 1999’da vefat eden şair “Mekanım Datça olsun” diyerek şiirinde de belirttiği gibi vasiyeti üzerine Datça’ya gömüldü.

Başka türlü bir şey

başka türlü bir şey benim istediğim
ne ağaca benzer, ne de buluta
burası gibi değil gideceğim memleket
denizi ayrı deniz,
havası ayrı hava..

bir başka yolculuk dalından düşmek yere
yaşadığından uzun

bir tatlı yolculuk dalından inmek yere
ağacın yüksekliğince
dalın yüksekliğince rüzgarda
ve bir yeni ömür
vardığın çimen yeşilliğince

nerde gördüklerim
nerde o beklediğim
rengi başka
tadı başka..

Datça’ya nasıl gidilir?
Datça, yolun en sonundaki nokta olarak ne yazık ki biraz uzak bir yer. O yüzden insanlar pek fazla burayı bilmiyor ve gelmiyor. Datça’ya karayolu ile ya da en yakında bulunan Bodrum ve Dalaman havaalanlarını kullanarak uçak aktarmalı gelmeniz mümkün. İstanbul tarafından gelecekseniz Yalova, Bursa, Susurluk, Salihli, Nazilli; Muğla ve Marmaris üzerinden yaklaşık 13 saatlik bir yolculuk ile Datça’ya ulaşabilirsiniz. Aynı şekilde Ankara’dan gelmek isterseniz de Afyon, Denizli, Muğla ve Marmaris güzergahını izleyebilirsiniz.

Dalaman aktarmalı
Tabii 12 ya da 13 saatlik bu uzun yolculuklar yerine uçak aktarmalı gelmek de mümkün Datça’ya. Datça’da bir hava alanı yok. Eğer En yakın havaalanı Bodrum ve Dalaman’da yer alıyor. İstanbul ve Ankara’dan THY ve Pegasus’un yıl boyunca her iki hava alanına da seferleri bulunuyor. Dalaman üzerinden Datça’ya gelmek için Transfer Datça adlı servisi kullanabilirsiniz. Ya da önce Marmaris’e ardından da Datça’ya aktarmalı olarak gelme şansınız da var. Dalaman’dan Datça’ya direkt olarak 2,5 saatte aktarmalı olarak ise 3,5 saatte ulaşmanız mümkün.

Bodrum aktarmalı
Az önce de belirttiğimiz gibi Bodrum üzerinden de Datça’ya gidebilirsiniz. Hem karayolu hem de feribotu tercih edebilirsiniz ama karayolu oldukça zorlu bir etap tatile giderken yolda harap olmayın deriz. En azından Bodrum üzerinden gelecekseniz feribotu kullanmanızı öneririz. Yalnız bir önemli bir not. Bodrum ve Datça arasında iki saat süren seferler gün içinde biri sabah biri de akşam olmak üzere iki kez düzenleniyor. Buna göre planlamanızı dikkatli yapmanızı tavsiye ederiz. Aksi halde feribotu kaçırabilirsiniz. Datça’ya ulaşım için THY ve Pegasus’un uçuşları dışında Ulusoy, Varan, Pamukkale, Metro ve Kamilkoç gibi otobüs firmalarının düzenli seferleri bulunuyor. Bu firmaların bilgilerine kolayca erişebilirsiniz. Ama biz buraya ulaşımda çok da bilinmeyen iki transfer firmasına ait bilgileri de sizinle paylaşıyoruz. Ne diyelim Datça’da buluşmak üzere…

Transfer Datça
www.transferdatca.net
0252 712 81 80

Bodrum Feribot İşletmeciliği
www.bodrumferryboat.com
0252 316 0882

Caria SilkNe yemeli, ne almalı?
Datça ile ilgili olarak bir şeyler okuduğunuzda klasik bir şekilde bal, balık ve badem önerilerini görürsünüz. Ama şunu söyleyelim balık yerine o B’yi bük ile değiştirmek daha doğru olur. Eskiden balık varmış ama günümüzde o kadar da adını anacak gibi değil. Evet öncelikle bu üçünü aklınızda tutun. Bunun yanında Datça’ya 10 yıl önce yerleşen Müberra ve Yaşar Aydoğan çiftinin kendi yetiştirdikleri ipek böceğinden elde ettikleri Caria Silk markalı ürünlere de bir göz atabilirsiniz. Eğer farklı ve özel bir şey istiyorsanız Eski Datça’daki Datça Sanat’ta (Caria Silk) sizleri bekliyor. Yazının içinde de söz ettiğimiz gibi Datça Şarabı da es geçilmemesi gereken yerel lezzetler arasında bulunuyor. Eğer şanslı iseniz çiçek dolması ile bademli köfteyi de tatmadan gelmeyin deriz.

Kultura Dergi
Nisan 2015
Sayı 2
Link: http://kulturadergi.com/kultura-nisan-2015.html